|
Dört mevsimde dört ayrı doğal güzellik:
Abant
Denizden 1328 metre yükseklikte, çevresi çam ormanlarıyla kaplı
bir tatlı su gölü. Tertemiz havası, doğal güzelliğiyle büyük kentlerin
kargaşasından alabildiğine uzak, gönlünüzce soluklanabileceğiniz bir
cennet.
Ünü tüm Türkiye'ye hatta yurtdışına bile
yayılmış olan ve
dört mevsimde dört ayrı doğa güzelliği sergileyen Abant Gölü yeşilin
üstüne beyazlarını giymeden önce sararan yaprakların gölgesinde sonbaharı
bir başka yaşıyor. Kışkırtıcı güzelliğiyle doğasever
gezginleri etkisi altına alıp, kendine hayran bırakıyor.

Her yanı
ormanlarla kaplı. Hoş kokularıyla çam, köknar, kayın ağaçları
çoğunlukta. 6.5 kilometre tutan göl çevresinde tur atmanın keyfi
ise bambaşka. Kıyıları nilüfer çiçekleri ile kaplı yer yer
sazlıklarla çevrili gölün konukları temiz dağ havasını soluyarak
huzurlu yürüyüşler yapabiliyor, arzu edenler çevresini
bisikletle turluyorlar. Gölün büyük
bölümünde
kiralık atlarla dolaşma veya faytonlarla nal sesleri eşliğinde
gezilere
çıkma, ters ışıklarda fotoğraf çekmek, gibi zevkler de
bulunuyor. Her noktasından, her açıdan başka türlü görünen gölün
en güzel
ve tamamını görebilme zevki ise Mudurnu
yolu başlangıcındaki tepede yaşanıyor. Lezzetli alabalıkların
bulunduğu ve olta balıkçılığı zevkinin dört dörtlük tadıldığı
Abant Göl çevresi, bitki ve hayvan türleri açısından oldukça
zengin. Kuşlar, sincaplar, su
samurları bir yana, bölgede bir de geyik üretme çiftliği
bulunuyor.
Çevrede dolaşmanın, koşu yapmanın sonrasında ailece kendin
pişir kendin ye tarzı ağaç masalarda, toprağa basarak açık
hava piknikleri yapmanın tadına ise doyum olmuyor.
Göl yüzeyinin kış mevsiminde donmadığı zamanlarda gölde su
bisikleti ve sandalla gezme olanağı da bulunuyor. Kışın atların
çektiği kızaklarla göl turu yapılırken, yılın her ayında kır
gazinolarında, kafelerde kahve veya çay içip dinlenebiliyor ya
da
yemek ihtiyacı karşılanabiliyor.
Göl alanı yolu boyunca ve girişte yöre sakinleri kurdukları
tezgahlarda, yörenin kendine özgü tarhana, erişte, yağlı peynir,
tereyağı,
çam balı ve çeşitli meyveler
gibi köy ürünlerini satıyorlar.
Bunlara
dağ havasının ayrılmaz parçası sucuk-ekmek satıcıları da
ekleniyor. Bir çoğu Mudurnu köylerinden gelerek getirdikleri
özellikle cevizler, kestaneler, patatesler,
kuşburnu ve alıç isimli kolye misali
ipe dizili dağ yemişleri alıcı buluyor.
NASIL GİDİLİR?
Abant, Bolu'ya 32 km uzaklıkta. Ankara ve İstanbul'u
birbirine bağlayan uluslararası E-5 karayolunun Bolu Dağı
mevkiinden sapıldığında Abant Yolu başlıyor. İstanbul'dan
otoyolu kullanarak çıkanlar Kaynaşlı yol ayrımına kadar
gelebiliyor, daha sonra ücretli otoyoldan ayrılıp tek yönlü yol
ile Bolu Dağını tırmanarak Abant sapağına ulaşıyorlar. İki yanı
ağaçlarla kaplı 21 km'lik yolun sonunda Abant Gölü Milli Park
giriş gişesi var. Eğer özel aracınızla geldiyseniz
ve Büyük Abant Oteline gidiyorsanız sola, gölün çevresini
aracınızla dolaşacaksanız girişten itibaren sağ yönü takip
ediyorsunuz. Kıyı boyunca geniş yerlerde park yaparak mola
verebilirsiniz. Otobüs ile Bolu'ya geliyorsanız, kentten Abant'a
minibüs seferleri var.
Abant yolu, mevsim şartları ne olursa olsun sürekli açık
tutuluyor.
İklimi, karasal iklime yakın olan ikliminden ötürü nem yüksek
oranda değil. Kışlar soğuk, yazlar kuru ve sıcak geçiyor.
Abant Gölü yakınındaki Örencik yaylası geniş, yeşil bir halı
gibidir. Yayla etrafında yamaç paraşütü tutkunları için ideal
uçuş yerleri vardır. Bu bölgede çadır kurup kamp yapmak da
mümkündür.
Abant çevresindeki
yaylaların ve şelalelerin fotoğrafları için tıklayınız.
Abant ve çevresi için Turizm
Danışmanlığı |